Sevgi Soysal’ın Yayımlanan İlk Kitabı: Tutkulu Perçem

25 Ekim 2023
AYSU SOLMAZ

Varoluşçuluk akımından beslenen bu küçük kitapta yer alan on üç kısa yazıda “sıkıntı, yalnızlık, tedirginlik, bunalım, kaçış, yabancılaşma” temaları işlenir; benliğini sorgulayan kadının yer yer feminist bir yaklaşımla dünyaya başkaldırısı şiirsel ve ironik bir dille anlatılır.

1940’lı, 50’li yıllar edebiyat dünyasında varoluşçuluğun etkili olduğu yıllardır. Sartre, Camus, Beauvoir; üniversite yıllarında Sevgi Soysal’ın da beslendiği yazarlardır. O zamanki soyadıyla Sevgi Nutku’nun Değişim dergisinde 20 Kasım 1961’de çıkan ilk yazısı “Ne güzel suçluyuz biz hepimiz” varoluşçuluk akımının izlerini taşır.

Sevgi Nutku’nun Değişim dergisi çevresinde en iyi anlaştığı kişi Erdal Öz’dür. Bu nedenle yazdıklarını  ona okutup düşüncesini almayı önemser. Öz, arkadaşının yazdıklarını “biraz gerçeküstü boyutları olan birtakım duygusal izlenimler” olarak nitelendirir. Değişim dergisinin dışında dönemin başka dergilerinde de (Dost, Ataç, Yeditepe…) Sevgi Nutku imzası yer almaya başlar. 

15 Nisan 1962 tarihli Değişim dergisinde küçük bir ilan görülür: “Tutkulu Perçem, Sevgi Nutku’nun düzyazıları yakında çıkıyor.” Üç ay sonra da kitabın çıktığı haberi verilir. 


Sevgi Nutku, Doğuş matbaasında kendi olanaklarıyla ilk kitabını çok az sayıda da olsa bastırıp yakın çevresine dağıtır.  Kitabın kapak düzenini, Meydan Sahnesi’nin genç tiyatrocularından Başar Sabuncu yapar.

Babası Mithat Yenen’in kızının ilk kitabına yönelttiği eleştiri ise yüreklendirici bir yaklaşım içermez: “İshal olmuş gibi yazıyor.”

Atilla Özkırımlı, Birikim dergisinde yer alan “Tutkulu Perçem’den Şafak’a Sevgi Soysal’ın Yazarlık Çizgisi” (1977) adlı yazısında bu metinlere öykü demenin güç olduğunu belirtir:  “Yazarın kendisi de böyle bir belirtmeye gerek görmemiş. Kişinin bireysel duyarlıklarının işlendiği, varoluşçuluğun ağır bastığı ve biçim kaygısının egemen olduğu metinler bunlar.”

Yazılanlar öykü olarak değerlendirildiğinde ise kurmaca yanlarının zayıf kaldığına dikkat çekilir. Selim İleri’nin (Sevgi Soysal Üzerine, Türk Dili, Ankara 1977) düşüncesi de Tutkulu Perçem’in “öyküleme sorununa pek eğilmemiş bir yapıt” olduğu doğrultusundadır. 

Varoluşçuluk akımından beslenen bu küçük kitapta yer alan on üç kısa yazıda “sıkıntı, yalnızlık, tedirginlik, bunalım, kaçış, yabancılaşma” temaları işlenir; benliğini sorgulayan kadının yer yer feminist bir yaklaşımla dünyaya başkaldırısı şiirsel ve ironik bir dille anlatılır. Metinlere iç konuşmalar ve zengin çağrışımlar, imgeler ve izlenimler egemendir. Sözcüklerle oynayan yazar, okurunun karşısına alışılmadık cümlelerle çıkar. Şiirle düzyazı arasında gidip gelen yazılarda, Sevgi Nutku şiirin gücünden yararlanmak ister. O, az sözle çok şey anlatmayı yeğlemiş olsa da kendini açıkça ortaya koymayan metinler okurunu yer yer zorlar. 

Sema Kaygusuz, Tutkulu Perçem’in İletişim Yayınları tarafından 2004’te yapılan 1. baskısında yer alan değerlendirmesinde (Vuruş) Sevgi Soysal’ın ilk kitabını “okurla yaptığı boşluksuz bir sözleşme” olarak niteler:  “Sonraki yıllarda derinleştirdiği yazınsal anlayışla Tutkulu Perçem’e hep sadık kalmıştır. Onun kitaplarında katlanmak yanlıştır. İrade her şeyden daha yücedir. İnsan “temiz havaya çıkmak için soluksuz kalmalı”dır. Sevgi Soysal, ‘rağmen’, ‘ama’, ‘keşke’lerle kaderi pekiştiren, kadının toplumsal tutsaklığını perdeleyen tümceler kurmaz. Gitmek, bırakmak, terk etmek; özgürlüğün olmazsa olmaz koşuludur.  Hayatla, düzenle, eviçiyle, başkalarıyla hizalanan kadınca varlığı, kimi avazlı, kimi alaycı, kimi şakacı bir sesle durmadan sorgular. Asıl olan öyküleme değil öz, içerik, biçem ve biçim arasındaki uyumluluktur. Bulduğu nesnel gerçekliği, öznel bakışının içinden ayıklayarak gösterir bize; yazdığı ağrıyı iyi tanır. Acıyı abartarak okuru kanırtmaz. Yaşadığı gibi yazmaktadır çünkü. Düşüncesini kağıda dökmeden önce kendi gövdesine kazımıştır. Ele avuca sığmaz, hınzır ve akışkan dilini kimseden izin almadan işletir.”

Dönemin yazar ve eleştirmenlerinin“iddialı bir çıkış kitabı” olarak görmediği Tutkulu Perçem, ilk baskısının ardından 1980, 1982 ve 1988 yıllarında Bilgi Yayınevi tarafından üç kez basılır. Telif hakkı 2004 yılında İletişim Yayınları’na geçer, 8. baskısını Kasım 2021’de yapar.

Tutkulu Perçem, yeni okurlarla buluşmayı sürdürüyor. 

Kaynaklar
Sevgi Soysal, Tutkulu Perçem, İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004, İstanbul
Sefa Yücel, Sevgi Soysal, Hayatı, Sanatı, Eserleri, Ebabil Yayınları, 2016, Ankara.
Erdal Doğan, Sevgi Soysal: Yaşasaydı Aşık Olurdum, Everest Yayınları, İkinci Baskı, 2003, İstanbul 

Zeynep Hazal Sevinç, “Kocalarını, Nenlerini, Bilmemnelerini” Bırakıp Yürümek: Sevgi Soysal’ın “Tutkulu Perçem”inde Yürümek Üzerine, 3 Temmuz 2022 Pazarhttps://birikimdergisi.com/guncel/11059/kocalarini-nenlerini-bilmemnelerini-birakip-yurumek-sevgi-soysalin-tutkulu-percem-inde-yurumek (Yararlanılan Tarih: 7 Ekim 2023)


.