Unesco listesindeki Bernina Ekspresi 

25 Mayıs 2025
Yazı ve Fotoğraflar: ŞÜKRAN ŞAHİN

BU KIRMIZI TREN BAŞKA TREN
Bernina Treni’nin rotası
Bernina Treni kıvrılırken
Trenin güzergahında araba ile de yolculuk edilebilir.
Landwasser Viyadükü
Alplerin büyülü görselleri

Zürih epeydir gitmek istediğim şehirlerden biriydi. Son yıllarda gezginlerden sıkça duyduğum, 2008 yılında Unesco Dünya Kültür Miras korumasına alınan, dünyanın en iyi tren rotalarından biri olarak gösterilen Bernina treniyle yolculuk yapmak heyecan verici olsa gerekti. Biz Chur – Tirano – Chur rotasını tercih ettik. Rota,  Milano’ya (İtalya)  kadar  devam ediyor. 

Bernina treninin kalkışı Chur’dandı. Biz Zürih’te kaldığımız için kuzenim Belma, eşi Philippe, 95 yaşındaki neredeyse  bizim kadar  enerjik Süheyla yengemiz, seçilmiş kardeşim Emine ile Zürih Merkez İstasyonu’ndan kalkan sabah yedi trenine biniyoruz. Tren bir buçuk saatte Chur’a varacak ancak bir aksilik çıktığı anons ediliyor. Başka bir trene aktarma yapıyoruz. Bernina trenine yetişebilmemiz zorlaşıyor. 

Trende bizim gibi Bernina treni yolcuları olduğu için herkes telefonlarına sarılıyor. Trenin bizleri bekleyeceğinin anonsunu duyunca rahat bir nefes alıyoruz ve kalkışı 8.30 olan trene biraz gecikmeli de olsa yetişiyoruz.

2. sınıf mevki biletlerimizin koltuklarına oturuyoruz. 1. sınıf ve 2. sınıf mevki arasında pek fark yok. 1. sınıf yan yana üç kişilik, 2. sınıfın ise dört kişilik koltukları mevcut. Çantalarımızı yerleştirip yanımızda getirdiğimiz nevalemizi masaya koyuyoruz. Çöplerimizi atmak için masaya bitişik özel tasarlanmış bir bölüm de var. Trenin aperatif yiyecek ve içecekler için kafesi ve servisi mevcut.

Yolculuk boyunca çoğunlukla karlı fantastik muhteşem manzaralar arasında (buzullar, köprüler, tüneller, viyadükler, Alp gölleri, ormanlar, yaylalar…) yol alırken transa geçiyorum ve kendimi manzaraların içinde hissediyorum. Bir dönem popüler olan Alpler’de geçen Heidi anime dizisinin belleğimdeki nostaljik görüntüleri de canlanıyor. Bu rota her mevsim farklı güzelliklerle buluşturuyordur gezginleri. 

Dışarının ışığı, panoramik camlardan süzülerek trende ayrı bir doğal atmosfer yaratıyor. İdeal çekim yeri olan iki vagon arasındaki dar boşluklarda fotoğraflarımızı çekiyoruz. Görevliler biraz homurdansa da camı açmamıza izin veriyorlar. Trenin arkasının en uç kısmındaki daha küçük pencereden de güzel kadrajlar yakalıyoruz. Deniz seviyesinden 2253 metreye ulaşan yüksekliği ile Avrupa’daki en yüksek demiryolu geçişi ve İsviçre’nin en yüksek üçüncü demiryolu. Ayrıca, %7’ye varan eğimi ile dünyadaki en dik demiryolu hattı. Trenle giderken yukarıya doğru çıktığınızı hissediyorsunuz zaten. 

Yolculara soğuk çay ve kırmızı metalden yapılmış Bernina Tren çikolata kutusu ücretsiz takdim ediliyor. Meşhur İsviçre çakısı gibi hediyelik eşyalar da trende satılıyor. Chur ve Tirano arası 130 km. olmasına karşın tren 45 km. hızla gittiği için yolculuk ortalama 4 saat sürüyor. Geziyi daha yavaş dingin bir tempoda keşfetmenize de olanak tanıyor. Her şeyi gezginlere göre tasarlanmış panoramik camlı vagonlar iç açıcı bir atmosfer oluşturuyor. Ara sıra birkaç dilde trende bilgilendirme anonsları yapılıyor. 

Tiefencasttel, Filusur, Bergün-Bravuogn, Pontresina, Bernina Diavolezza, Alp Grüm, Poschiavo not alabildiğim duraklar ve köyler. Aralarda çok güzel kayak merkezlerine de rastlamak mümkün. Kuzenim rota hakkında bizi bilgilendiriyor. İsviçre’nin üç resmi dili olduğunu (Almanca, İtalyanca ve Fransızca) öğreniyoruz. İtalyan sınırına yakın bir yeri gösteriyor ve burada resmi dillerinden birisinin İtalyanca olduğunu söylüyor. İstasyondaki binanın, bu tren yolunun nasıl yapıldığının tarihini ve sürecini anlatan bir tren müzesi olduğunu söylüyor. Albula Geçidi’ni (17. yüzyılın sonunda vatandaşlar tarafından finanse edilmiş.) gösteriyor. “Bernina Treni Yolculuğu”nun sembollerinin başında gelen Landwasser Viyadükü unutulmazdı. Tren on dakikalık mola için Alp Grüm’de duruyor. Fotoğraflar çekiliyor, bolca oksijen depolanıyor. İtalya sınırını geçince manzaralar değişiyor, yine güzel manzaralar eşliğinde yol alıyoruz,  İsviçre’dekilere göre daha mütevazı yapıların arasından süzülüyoruz. 

Alpler
Bernina Treni’nden manzaralar
Alp Grüm istasyonunda mola
Tirano -Bazilika Madonna

Son durağımız İtalya’nın küçük kasabası Tirano. Burada iniyoruz ve iki saatlik zamanımızı en verimli kullanmak için hızlıca bir kent turu yapıyoruz. İtalya’ya gelince makarna, lazanya ya da pizza yemeden olmaz.  Nerede yiyebiliriz diye araştırırken trende tanıştığımız gezgin arkadaşları görünce aynı lokantaya (El Trigo) biz de oturuyoruz. İnternet tavsiyelerinden burayı bulduklarını söylüyorlar.  Margheritapizza, makarna ve tatlımızı yedikten ve içeceklerimizi içtikten sonra yine hızlıca sokak aralarına dalıyoruz. Bu sevimli mütevazı kasabada hızlı keşfimiz sürüyor.

Trenimize dönüyoruz. Aynı güzergâhtan Zürih’e yol almak üzere yine aynı hevesle bu sefer de  gelirken seyrettiğimiz tanıdık manzaralardaki ayrıntıları keşfediyoruz. Daha iyi fotoğraflar çekmek için gizli köşeler buluyoruz. Akşam 20.00 sıralarında Zürih’e varıyoruz. Bu yolculuğu hayal etmiştik, gerçekleştirdik ve hayal kırıklığı yaşamadık. Bu rota hak edilmiş bir Unesco klasiği olmuş dedik.  

Trenden neşeli kadrajlar ve Alp Grüm’de mola
Üstte grubumuz Türk gezginlerle neşeli bir kadraj Altta King’s Cavede mutlu bir buluşma

Devam ediyor.
ZÜRİH

.