24 Aralık 2024
ENGİN AKDENİZ

Gerçek adı Şuci Tsuşima olan Osamu Dazai, 1909 yılında Aomori prefektörlüğünde dünyaya gelir. Zengin, saygın bir ailenin, politikacı bir babanın on iki çocuğunun onuncusu olarak doğan Dazai, çocukluğunu büyük bir malikânede akrabalarıyla geçirir. Annesinin hastalığı dolayısıyla teyzesi tarafından büyütülür. İleride babası gibi politikayla ilgilenmesi beklense de o, kendisine bambaşka bir yol çizecektir.
Edebiyata ilgisi okul yıllarında başlar. Tokyo Üniversitesinde Fransız edebiyatı okur. 1928 yılında ilk öyküleri yayımlanır. Bu dönemde ilk kez intihar girişiminde bulunur. Bu girişimin ardından yaşamı boyunca alkol, uyuşturucu madde, kadınlar, intihar denemeleri, mental sorunlarla dolu bir hayat yaşar. Romanlarının çoğu otobiyografik özellikler taşır. 1948 yılında sevgilisiyle birlikte intihar eder.
Japon edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilen Osamu Dazai’nin yapıtları pek çok dile çevrilir. Yaşamı ve yapıtlarıyla edebiyat dünyasında derin izler bırakır.

İnsanlığımı Yitirirken, otobiyografik bir roman kabul edilir, Dazai’nin kendi hayatından esinlenilerek kaleme alınmıştır. Dazai, kendi kişisel deneyimlerinden hareketle yarattığı karakterin (Yozo Okazaki) iç dünyasını, zayıflıklarını ve umutsuzluklarını dile getirir, toplumun beklentileriyle bireyin iç dünyasının çatışmasını ele alır. Kendi benliğiyle bağlantı kurmakta zorlanan Yozo Okazaki, sürekli bir kimlik arayışı içindedir, varoluşunu sorgular. Kendisine yabancılaşmış, duygusal olarak hırpalanmış, insanlık duygusunu yitirmiştir.
Kitabın ilk bölümü “Bir Öğrenci Fotoğrafı” adını taşır. Anlatıcı “ben” dilini kullanarak “o adam” diye söz ettiği Yozo Okazaki’nin üç fotoğrafı üzerinden ona ilişkin çıkarımlarda bulunur.
İlk fotoğrafta Yozo Okazaki, on yaşındadır. Bahçede bir havuzun kenarında yırtık pırtık elbisesiyle ayakta durmaktadır. Çevresinde kız kardeşleri ve kuzenleri olması muhtemel kız çocukları vardır. Anlatıcı dikkatleri çocuğun yüzündeki “çirkince gülümseme”ye çeker. Bu, insanın baktıkça kötü duygulara kapılmasına yol açan bir gülümsemedir. Ardından çocuğun iki elini de yumruk yapmasından hareketle bunun bir gülümseme olmadığı sonucuna varır. Onu “bir maymun gülümsemesi” olarak nitelendirir. Fotoğrafa insanı sinir eden, iğrendiren bir ifade yansımıştır.
“1. Günce” adı verilen bölümde kendi ağzından Yozo Okazaki’nin çocukluk yılları dile getirilir. Günce “Yaşamım utançlarla doludur.” diye başlar. Taşrada, geleneklerine bağlı, zengin bir ailede doğan Yozo, aile içinde kendisinin “şaklabanlık” dediği bir yolla var olmaya/kabul görmeye çalışır. Çevresindekilerle konuşamaz, neyi nasıl söylemesi gerektiğini bilemez. “Şaklabanlık” yapmayı “insanlarda son sevgi arayışı” olarak nitelendirir. Şaklabanlık sayesinde insanlarla bağını koruyabilir.
Kendisiyle toplumdaki diğer insanların mutluluk anlayışlarının tamamen farklı olabileceği endişesine kapılır.
“İnsanların yaşayış şekillerini şimdi bile anlayamıyorum. Mutluluk fikrimin diğer herkesin mutluluk fikriyle tamamen çelişmesinden korkuyorum. Bu korku beni tüketiyor, bazen geceleri kıvranmama, acı içinde inlememe, deliliğin eşiğine gelmeme neden oluyor.”
İnsanlardan korkar. Çevresindekiler ona mutlu bir çocuk olduğunu söyleseler de o, kendisini cehennemdeymiş gibi hisseder. İntihar etmeden, çıldırmadan, ümütsizliğe kapılmadan, teslim olmadan yaşam mücadelesini sürdürür. Dış dünyaya gülümseyen yüzü, iç dünyasında ölüdür. İnsanların gözüne batmak istemez. O, bir hiçtir.
Bünyesi zayıf olduğu için okulu sık sık aksatsa da girdiği dönem sonu sınavlarında başarılı olur. Çizdiği karikatürlerle, yazdığı komik öykülerle sınıfını ve öğretmenlerini güldürür. Kendisini “fırlama” olarak göstermeyi başarır. Kendini şaklabanlığın arına gizler.
İkinci ve üçüncü fotoğraflar da 2. ve 3. günceleri tamamlar niteliktedir. Okur, Yozo Okazaki’nin güncelerinden onun gençlik yılları ve sonrası hakkında bilgi sahibi olur. Çocukluk yıllarıyla çizilen Yozo Okazaki portresinin aynı doğrultuda ilerlediğini gören okur, “insanlığımı yitirirken” noktasına nasıl gelindiğini anlamakta hiç zorlanmaz.
“Artık ne mutlu ne mutsuzum. Her şey geçip gidiyor. Bu zamana kadar yaşadığım, soğuk bir cehennemi andıran sözde ‘insan’ dünyasında tek gerçek şey bu. Her şey geçip gidiyor.”
.
Yararlanılan Kaynaklar:
Osamu Dazai, İnsanlığımı Yitirirken, İthaki Yayınları, Nisan 2022, İstanbul.
Sudenur Sarıyıldız, İnsanlığımı Yitirirken Yozo’nun Psikolojik Analizi, Yayımlanma Tarihi: Temmuz 16, 2024, Erişim Tarihi: 21 Aralık 2024
https://www.soylentidergi.com
Peren Ercan, Çevirmenin Çemberi: “Muğlaklık Güzeldir”, 26 Nisan 2022,
Erişim Tarihi: 21 Aralık 2024.
https://kayiprihtim.com
.
