Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz

13 Mayıs 2026
SEVDA YÜKSEL

Temenni Tepe
Ürgüp’ün merkezinde yer alan kaya tepe, “Temenni Tepe” adını zirvesindeki tepede dilek dilenip çaput bağlanmasından alır. 

Tepede yer alan kümbet 1855 yılında Tahsin Ağa tarafından yaptırılır.

Tahsin Ağa kimdir?
Tahsin Ağa,Abdülmecid Han’ın İkinci Müsahinsanisi yani padişahın yakın sohbet ve danışma görevlilerinden biridir.

Padişaha oldukça yakın bir konumdadır. Öncesinde Osmanlı sarayında bahçıvan olarak çalışır. Ardından sarayın harem kısmının yönetiminden sorumlu kızlar ağası görevine yükseltilir. Son görevi ise saray kütüphanesindedir. Kütüphanenin düzeninden, padişahın istediği kitapların sağlanmasından ve okunan kitapların geri alınmasından sorumludur.

Tahsin Ağa’nın yakın arkadaşı Ürgüplü Hacı Derviş, Ürgüp’e bir kütüphane kazandırmak için Tahsin Ağa’dan yardım ister. Tahsin Ağa’nın konuyu padişaha iletmesinden sonra Abdülmecit, Saray kütüphanesinde bulunan ve çoğu el yazması kitapların iki ya da üç örnek olanlarından bir örneğinin (817 cilt eseri) Ürgüp’te kurulacak bir kütüphaneye gönderilmesini uygun bulur. Ancak önce Ürgüp’te kütüphanenin yeri yapılacak, sonra da kitaplar gönderilecektir. Bunun üzerine Tahsin Ağa, Ürgüp’te Temenni Tepesi’ne kütüphane görevi görecek bir kümbet yaptırır.

Tahsin Ağa, Ürgüplü Hacı Derviş Ağa’yı görevlendirir, kümbet hem kütüphane hem medrese olarak halkın hizmetine açılır. Hacı Derviş Ağa, Tahsin Ağa Kütüphanesinde otuz dokuz yıl Hafız-ı Kutub (Kütüphaneci) ve medrese yöneticisi olarak çalışır. 1894 yılından sonra da oğlu Nail Derviş tarafından bu görevler devam ettirilir.

Tahsin Ağa Kütüphanesi, 1914 yılında Maarif Vekaletine (Eğitim Bakanlığı) bağlanır.

Mustafa Güzelgöz
Ürgüp’te 1921 yılında dünyaya gelen Mustafa Güzelgöz, 1944’te  kütüphaneye atanır.  Kütüphane küçük bir odadır. Kütüphanenin deposunda eskimeye bırakılmış kitapları tozdan arındırıp onları raflara taşımakla işe başlar. Önünde “eşekli kütüphaneci” olarak anılmasına uzanacak yeni bir yol açılacaktır. 

Gelen gidenin pek az olduğu kütüphane için neler yapılması gerektiğine kafa yoran Güzelgöz, kitap sayısını artırmak için (Özellikle de çocuk kitaplarına gereksinim vardır.) Ürgüp dışındaki hemşerilerine mektuplar yazarak kitap göndermeleri isteğinde bulunur. Kimi Ürgüplüler, gazete ve dergilere abone olsalar da kütüphane hâlâ boştur. Ne yapılmalıdır? 


“Okurlar kitaplara gelemiyorsa kitaplar okurlara gidebilir,” düşüncesinin ardına düşen  Güzelgöz, engelleri aşarak bir eşek aldırır, iki sandık yaptırır. Sandıkların üzerine “Kitap İare Sandığı” yazdırır. Sandıklara yüklediği 180-200 kitapla köy köy gezmeye başlar.

Köyde yaşayanların ilgisini çekecek Battal Gazi, Yunus Emre gibi kitaplar yeğlenir. Bir gittiği köye on beş gün sonra yeniden gider. Köylülerin aldıkları kitapları yenileriyle değiştirir. Kitapları geri verme zamanından önce bitirenlere de onları aralarında değiştirmelerini öğütler. Kütüphaneye de bir yazı asar: “Sadece pazartesi ve cuma günleri açığız.”

Bir eşekle çıktığı yolda ona beş eşek ve iki katır daha katılır. Yıllarca Ürgüp ve çevresindeki köylere bıkmadan usanmadan kitap taşınmasını sağlar.

Temenni Tepesindeki kümbetin gereksinimleri karşılayamayacağı düşüncesiyle girişimlerde bulunur, kütüphanenin 1952 yılında Ürgüp’ün içinde yer alan yeni yapısına taşınmasına aracılık eder.

Mustafa Güzelgöz’ün çabaları sonuçsuz kalmaz. Kütüphaneye ve kitaplara ilgi artar.

Kütüphaneye radyo koyarak erkeklerin toplanması için köy kahvesine bir alternatif yaratır. Eksik gördüğü ise kütüphaneye kadınların gelmemesi olur. Hemşerilerinin maddi katkıları ve firmaların bağışlarıyla gelen dikiş makinelerini kütüphaneye yerleştirtir. Salı günleri, kadınların günüdür. Kadınlar, dikiş kursları nedeniyle kütüphaneye koşar. Sıranın kendilerine gelmesini beklerken onlara kitaplar uzatılır. 

Güzelgöz’ün önüne çıkan başka bir engel ise bölgede okuma yazma oranının düşük olmasıdır. Halkevlerinde okuma yazma kursları  açılır. Halıcılık kurslarıyla bölgedeki halıcılık canlandırılır. Oluşturduğu sinema düzeneğiyle sinema tutkusu ve okuma alışkanlığını buluşturmayı amaçlayarak yalnızca kütüphaneden kitap alanlara beyazperdenin karşısında yer verir. 

Güzelgöz’ün ünü ülke sınırlarını aşmakta da gecikmez. 

Eşekli Kütüphaneci 

Fakir Baykurt, (hasta yatağında) Mustafa Güzelgöz’ün yaşam öyküsünü konu alan bir roman kaleme alır. Kitabın ilk baskısı 2000 yılında yapılır.

Öykü, bir yaz günü peribacaları diyarına Yunanistan’ın Larisa kentinden Dimitrios Katsikas adında bir gencin gelmesiyle başlar. Genç adamın isteği, yıllar önce bu topraklardan göçe zorlanan büyükbaba ve büyükannelerinin izini sürmek, bir daha buraya dönemeyen akrabalarının yerine oraları gezmektir. Karşısına Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün oğlu Aziz Güzelgöz çıkar. Kısa sürede kaynaşan iki genç, birlikte Mustafa Güzelgöz’ün yaşamına uzanan bir yolculuğa çıkar. 

Türkiye’nin “aydınlanma yolu”nu açan, bu uğurda savaşım veren, çıplak ayaklarıyla köy köy dolaşan Mustafa Güzelgöz’ün anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. 

Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün anıtı Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesinin önüne oğullarının çabalarıyla dikilir.

Sevda Yüksel ve Eşekli Kütüphaneci

Kaynaklar:

Fakir Baykurt, Eşekli Kütüphaneci, Literatür Yayınları, 2025

Aydın İleri, Eşekli Kütüphaneci’nin Heykeli Dikildi
https://www.edebiyathaber.net/esekli-kutuphanecinin-heykeli-dikildi

Temenni Tepesi
https://kapadokyakulturyolu.com.tr/index.php/tr/place/39

Osman Aytekin, Ürgüplü Tahsin Ağa Kimdir?
https://osmanaytekin.com/urguplu-tahsin-aga-kimdir

Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün Anıtı Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesinin Önüne Dikildi
https://www.kapadokyagundem.com

.