Çocuk Kalbi

12 Mayıs 2023

SİBEL UNUR ÖZDEMİR

Yeri gelmişken bazı edebiyatçıların bu eserin çocuklara değil yetişkinlere göre yazıldığını ifade ettiğinden de bahsedelim. Eserin yazıldığı tarihi düşünecek olursak o dönemlerde çocuk edebiyatı diye bir türün gelişip gelişmediği üzerinde durmamız gerekli.

Dünyanın beğendiği bir eser Çocuk Kalbi. Edmondo De Amicis tarafından yazılan bu eserin ilk baskısı 1886 yılında yapılmış. 2023 yılındayız ve aradan 137 yıl geçmiş. Biz bugün onu hâlâ severek okuyoruz. Edebiyatın böyle bir gücü var. Yıllar yıllar önce yazılan bir eseri günümüze taşıyor ve bizlere sunuyor. Çocuk Kalbi yazıldığı döneme, o dönemin coğrafyasına, meslek gruplarına, ailelerin yaşantılarına, çocukların okuldaki yaşamlarına tanıklık ediyor.

Subay olarak bir süre orduda çalışan Edmondo De Amicis’in vatan sevgisi pek çok satırda kendini gösteriyor. Amicis, askeri bir gazetede fıkra ve makaleler yazarak yazın hayatına başlamış, bu çalışmaları cilt halinde toplanmış, kitapları ile adını duyurmuş. Türkçemize Çocuk Kalbi ismiyle çevrilen “Cuore” en bilinen eseri olup edebiyat otoritelerince kabul görmüş. Eğitimciler tarafından da dünyanın en yararlı çocuk kitabı olarak değerlendirilmiş.

Çocuk Kalbi’nin bu kadar başarılı olması, çocukların dünyasına inmesi, Edmondo De Amicis’in oğlunun günlüğünden yola çıkarak yazılmasına bağlanmaktadır.

Günlük olarak kaleme alınan Çocuk Kalbi’nde üçüncü sınıfa giden Enrico’nun okul ve çevresinde yaşadığı olaylar kendi ağzından içtenlikle anlatılmaktadır. Günlükte duygu yoğunluğu (dostluk, yardımlaşma, vefa, merhamet, insan ve vatan sevgisi vb.) dikkat çekiyor. 

Enrico, İtalya’da yaşamaktadır. Yeni bir sınıfa geçmesiyle birlikte günlük tutmaya başlar. Öğretmeni değişmiştir. İlk başta eski öğretmenini özlese de yeni öğretmenine de alışmış ve onu sevmiştir. Çevresinde olup biten olaylara karşı oldukça duyarlıdır. İyi bir gözlemcidir. Başından geçen olayları ve okuldaki anılarını günlüğüne kaydeden Enrico’nun, böylece hayatı öğrendiğini de söyleyebiliriz.

Günlüğü okudukça her çocuğun/insanın farklı bir öyküsü olduğu görülmektedir. Kimi aileler fakir, kimileri zengindir. Karakterlerin arasında sakat, hasta ve güçten kuvvetten düşmüş hasta insanlar bulunmaktadır. Kitapta duvar ustası, çamaşırcı kadın, tüccar, odun satıcısı, hademe, demirci, baca temizleyicisi, manav, aktar, itfaiyeci gibi mesleklere rastlıyoruz. Bazı bölümlerde sarhoş ve çocuğunu döven bir baba karşımıza çıkarken diğer tarafta küçük bir çocuğu kurtarmak için at arabasının altında kalmayı göze alarak –canı pahasına- onu kurtaran bir çocuğu görürüz. Tembel, haylaz, uslu, düşünceli, çalışkan, kibirli, fedakâr, yüce gönüllü, alaycı, kavgacı, pasaklı, iyi niyetli çocuklar bir aradadır.

Çocuk Kalbi’ni okuyan çocuklar, okulun güzelliğinin farkına varacaklardır. Çalışan öğrencilerin ve insanların  emeklerinin karşılığını alacaklarını idrak edeceklerdir. Bu durum günlükte başarı madalyaları alan öğrenciler ve işçilerin aldıkları ödüller olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kitapta yetimhanelerin, hasta ve yaşlı ziyaretlerinin önemli olduğuna vurgu yapılmış. Hırsızlığın ve insanın canına kast etmenin kötü eylemler olduğu anlatılmıştır.  Ölüm teması birkaç yerde işlenmiştir.  Ölüm de elbet doğum gibi doğal bir olay. Her anımızda bizimle bir arada olan çocuklarımızı bu tür acıklı olayların dışında tutamayız ancak bu olayı çocuğun anlayacağı seviyede anlatabilmektir önemli olan.

Çocuk Kalbi’nde çocukların topluma kazandırılmasında, iyi ve doğru insanlar olarak yetişmelerinin sağlanmasında anne–baba ve öğretmenlere düşen görevlere de dikkat çekilmektedir. Eğitimin ailede başlayıp okulda ve çevrede devam ettiğini düşünecek olursak çocukların erdemli, dürüst, iyi insanlar olması ve topluma kazandırılması açısından bu husus önem kazanmaktadır. Kitapta çocuklara karşı iyi niyetli, olumlu yaklaşımlar içinde olunması gerektiği dile getirilmektedir. Onların önyargıdan uzak, çevresine karşı duyarlı bireyler olarak yetiştirilmeleri gerektiğinin altı çizilmektedir. 

Verilen mesajlar da bu doğrultudadır:

“Seni seven, senin için yorulanlara karşı daha iyi, daha anlayışlı davran.” 

“Sancağı küçükken selamlayan, büyüdüğü zaman onu savunmasını da bilir.” 

“Bu yararsız ve uyuşuk yaşamaya artık kesin olarak son vermek istiyorum. Tembellik, kendi kişiliğimi kendi gözümden düşürüyor, annemi ve babamı üzüyor.”

“Bir ulusun terbiyesi hakkında, sokaktaki davranışlarıyla yargıya varılır. Sokağında uygunsuz olaylar gördüğün ülkelerin, evlerinde de aynı şeyi bulursun.”  

Öte yandan çocuklara önerilen davranışların ya da verilen nasihatlerin didaktik bir dille ifade edildiği söylenebilir. Ancak olay kurguları içinde bu anlatım asgariye indirilerek (anlatıma yedirilerek) okura sunulmuştur. Dili akıcı, sade ve anlaşılır. Bazı cümlelerin uzunluğu üç-dört satır ancak bu çeviriden de kaynaklı olabilir.

Yeri gelmişken bazı edebiyatçıların bu eserin çocuklara değil yetişkinlere göre yazıldığını ifade ettiğinden de bahsedelim. Eserin yazıldığı tarihi düşünecek olursak o dönemlerde çocuk edebiyatı diye bir türün gelişip gelişmediği üzerinde durmamız gerekli. Geriye dönüp baktığımızda yetişkinler için yazan pek çok yazarın çocuklar için de yazdıklarını görüyoruz. Ayrıca yetişkinler için yazılan eserlerin de çocuklara mal edildiğini gözlemliyoruz. Unutulmamalıdır ki 0-18 yaş arası çocuk kabul edilmektedir.

Çocuk Kalbi; kült bir eser olarak 25 dile çevrilmiş, dünya çapında sesini duyurmuş ve Edmondo De Amicis’in edebiyat dünyasında ünlenmesini sağlamıştır. 

Sibel Unur Özdemir’in Diğer Yazıları
Momo, Zaman ve Zamana Yüklenen Fantastik Ögeler